Oyunlar Oynayalım
Posted in genel on August 28th, 2008 by Case Study
Sanat denen şeyin deposunda, bir “oyunlardan sıkılmış” insan profilidir gidiyor. Beklenti yüklü insan doğası, kastettiği kötü niyetli oyunun asıl bu olduğunun farkında değil.
Sanat denen şeyin deposunda, bir “oyunlardan sıkılmış” insan profilidir gidiyor. Beklenti yüklü insan doğası, kastettiği kötü niyetli oyunun asıl bu olduğunun farkında değil.

Canon ve Nikon 2 yeni DSLR fotoğraf makinesi duyurdu. Canon’un 50D si 15.1 megapixel, 12800 max iso ve 920 bin noktalı bir LCD, hdmi çıkış ve yeni DIGIC 4 işlemci ile geliyor. Canon gayet güzel bir dslr çıkardı ve liderliği eline almak üzere çalışmalara başladı derken, Nikon bomba gibi bir özellik ile karşımıza çıktı. Nikon’un D90 adlı yeni DSLR’ı HD video çekebiliyor. Bu DSLR’da bir ilk. 720p/24 kare çekim yapabilen D90, DX diye adlandırılan 1.6 lens çarpanlı bir görüntü algılayıcı kullanıyor. Fotoğrafçılık camiasında full frame sayılmasa da filmcilik camiasında 35mm film karesi ile hemen hemen aynı boyda diyebiliriz. Yani sözün özü Nikon D90 ile yıllardır video kameralarında hayalini kurduğumuz bir özellik lak diye önümüze sunulmuş oldu. 720p yerine 1080 olsa daha iyi olurdu ama bu özelliği de yabana atmamak lazım. Artık D90 ile 35mm kalitesine ve alan derinliğine sahip videolar çekebileceğiz.
Godfather efsanesini duymayan yoktur sanırım. Tüm zamanların en iyi filmi ve üçlemesi sayılır birçok sinema sever tarafından. Bu efsaneye imzasını atmış über yönetmen de Francis Ford Coppola. Godfather üçlemesinden sonra Apocalypse Now ile gönülleri tekrar fethetmiştir. En son 1990 yılında Godfather 3′ü yaptıktan sonra, yaptığı hiç bir film ses getirmedi maalesef. 1997′de Rainmaker diye bir filmi var ve tam on sene sonra yeni bir film ile karşımıza çıktı. Youth Without Youth filmin adı. Aslında yeni sayılmaz,2007 yapımı ama ben yeni izleyebildim. Büyük umutlar ve yüksek beklentiler ile izledim filmi. Ancak büyük bi hayal kırıklığı yaşadım. Senaryo vasat. Bütçe küçük olsun diye HD ile çekilmiş.Bir Coppola filminde görmeye alışık olduğumuz poetik sinematografi bu filmde maalesef yok. BBC belgeseli tadında bir görüntü yönetmenliği mevcut. Francis Ford Coppola’dan ince ince işlenmiş bir film beklerdim. Oysa ki o genç Avrupalı yönetmenlere özenip , minik ve kişisel bir film yapmaya karar vermiş. Godfather’ın ve Apocalypse Now’un kamera arkasını izleyenler bilir. Coppola’nın yıllarını vererek,ince ince oluşturduğu filmler bu filmler. Bu sebepten de sinema tarihinde iz bırakıyorlar ve seyircinin gözünde efsane mertebesine çıkartılıyorlar.Francis Ford sanırım ilerleyen yaşından ve ulaştığı başarılardan kaynaklı, eski usul film yapma disiplinini kaybetmiş veya bırakmış.
Daha ‘basit’ bir film yapmak istemiş. Bu basitlik de , beklentisi yüksek seyirciyi yani beni doyurmadı. Kızı Sofia Coppola ‘nın son filmi Marie Antoniette çok daha başarılı ve zengin bir film diyebilirim.Francis Ford’dan baba bir film daha bekliyorum..Baba kız yönetmen olmak ilginç bir durum olsa gerek.Aralarındaki iletişimi çok iyi ifade eden bir fotoğraf buldum. Baba Francis ve kızı Sofia’nın beraber yer aldıkları Louis Vuitton reklamı. Fotoğrafçısı ise ünlü kişilik Annie Leibovitz. Çok başarılı bir kampanya ve fotoğraf bence.
Microsoft denilen şirket biliyorsunuz Windows Vista diye bir işletim sistemi çıkardı. O kadar kötü ve başarısız bir işletim sistemi ki, alan insanların büyük bölümü lanet ederek bıraktı ve XP ye geri döndü(ki XP de son derece kötü bir işletim sistemi kanımca) Microsoft Vista ile ilgili büyük bir hayal kırıklığına uğradı haliyle. Kötü olmasına rağmen, herkesin Vista alacağını ve Mac OS X den apardığı özelliklerle insanların gözünü boyayabileceğini zannediyordu. Ama olmadı. İnsanlar Vista’dan nefret edercesine kaçtılar. Haklıydılar da.Çünkü artık işletim sisteminde kusursuzluğa ulaşılması gerekirken Vista hala blue screen of death dediğimiz mavi ekran hatası verip çöküyordu.İnsanlar da stabilite ararken Vista ile karşılaşınca büyük hayalkırıklığına uğradılar. İnternet sayesinde insanlar fikirlerini milyonlara ulaştırdılar ve Vista’ya karşı haklı olarak büyük bir önyargı oluştu.Microsoft Vista’ya karşı takınılan bu önyargıyı kırmak için bir deney hazırlamış. Benim fikrimce tamamen sahte olan bu deney Microsoft’un kendini aklama çabasından ibaret. Deneyin adı mojave experiment. Bir grup insana ( bence casttan çağırılmış oyuncular kendileri) Vista hakkındaki fikirleri soruluyor. Hepsi de ne hikmetse ‘Ben kullanmadım amma çok kötüymüş diye duydum’ diyor. Sonra da cin fikirli microsoftçular bu kişilere ,bakın yeni bi ürün çıkardık adı windows mojave denermisiniz diyor. Bizim kötü oyuncularımız da bunu deneyip ‘Woooow amazinggg,awosome’ gibi garip ve sahte reklam tepkileri veriyor. Sonra da microsoftçular az evvel kullandıkları işletim sisteminin vista olduğunu söylüyor. Bizim kurbanlarda ‘aaa gerçekten mi’ diyor. Sonra da ekranda experience yourself gibi bi motto ile vista logosu çıkıyor. Ben size söyleyeyim, kimseden duymadım kendim deneyimledim. Vista çağının gerisinde çok ama çok başarısız, hantal, kullanışsız, Mac OS özentisi bir işletim sistemi. Diyeceğim şudur ki: O kadar milyar dolarlar kazanan microsoft’un çok daha kusursuz ürünler çıkarmasını bekliyorum. Onlar ise her ne hikmetse hep dandik ve zevksiz ürünler çıkartıyorlar. Sonra da bence sahte olan böyle deneylerle insanların aklını çelmeye çalışıyorlar. Deneyi siz de izleyin ve kurmaca olup olmadığına kendiniz karar verin. Ben sahte dedim diye hemen ön yargı ile yaklaşmayın.Bence sahte ama bi de siz bakın.Microsoft’un deyimiyle ‘See for yourself’.
2008 yılına geldik. Uzaya sayısız defa gidilmiş. Nanoteknoloji geliştirilmeye başlanmış. Atomik enerjiler ve atom altı parçacıklar araştırılmakta. Uydularla tüm dünya gözlenmekte ama gel gelelim şu sivrisinek denilen lanet böceğe bi çare bulunamamakta. Hayalimdeki şey, eve bi alet koyacaksın ve bir tane bile sivrisinek 100metre çapında bi alanda yaşayamayacak. Çeşitli sivrisnek önleyen ürünleri denedim . Hiç biri yüzde yüz sonuç vermiyor. Yine gecenin bi körü her tarafınız kızarmış ve kaşınarak uyanıyorsunuz. Fellik fellik kolonya ara sonra. Kendimi 2008 yılında bu küçük canlıya karşı aciz hissedebiliyorum. çünkü hayvan gelip beni mutsuz edecek bir konuma sokabiliyor. Ey bilim adamları sesimi duyun. Sivrisineklerin ailenizi , arkadaşlarınızı sevdiklerini mutsuz etmesini engelleyin. Lütfen…

Neymiş efendim herkes evlenmek zorundaymış.Neymiş efendim belli bi yaşa gelince bi insanla ömür boyu birlikte olmayı vaad edip hayatını birleştirmeliymişsin. Yıllar yıllar evvel delinin biri seksi legalize etmek için evlilik diye bişey uydurmuş.İnsanlar düzen içinde yaşasın,çocuklar doğsun,nüfus artsın ki daha çok asker olsun,ekonomi dönsün,tüketim artsın diye. Bu kültürel olay öyle bir hal aldı ki günümüzde,evlilik faşizmi yaşıyoruz resmen. Her kadın daha küçük yaştan kendini evlenmeye şartlıyor. Evleneceği günü düşünüp hayaller kuruyor.Erkeklerin de hayatı bu çevresel baskı yüzünden zindana dönüyor. Aslında tüm kültürel bilgilerimizden arınıp bi saniyeliğine düşünürsek Marie Antoinette gibi balon etek giyip biriyle ömür boyu partner olmayı vaad ediyoruz evlenirken. Çok saçma ve anlamsız. İnsanlar birlikteyse birliktedir değilse değildir. Evlilik insanları toplum düzenine uyan mülayim insanlar yapamaya iter. Bir de çocuk yapsınlarki yeni bebeler daha çok big mac menu yiyebilsin.Tek eşlilikten yana bir insanım yanlış anlaşılmasın. İnsanlar tek eşli olup mutlu mesut yaşayabilirler. Gidip bunu kaydettirmeye ne gerek var.

fotoğrafçılıkla ilgilenen herkesin lomografiyi bilmesi gerektiğini düşünüyorum. lomografi çok ilginç bi içerik. eski fotoğraf makinelerini alıp tamir edip satmak fikri ile başlayan bu çılgınlık şu anda en popüler oyuncak kamera konseptine dönüştü. Lomo kameralar kötü plastik lensleri ile nostaljik ve kusurlu görüntüler oluşturuyorlar.Bu kusurlar da farklı bir estetik ve tat yaratıyor. Bir çok lomo kamera çeşidi mevcut. Bir kare içine 4 tane kareyi sığdıran Super Sampler dan fisheye a kadar binbir çeşit kamerası var lomonun. lomo kameraları kullananlar bir komünite oluşturmuşlar ve bir lomo stili yaratmışlar. Ne çektiğinizi pek düşünmeden rasgele fotoğraflar çekmek diyebiliriz. Sony nin cybershot reklamları vardı bir zamanlar .Aynı duyguyu ve motto yu pazarlıyordu. O duygunun sahibi lomo diyebilirim. sitesini incelediğinizde anlattığım şeyleri daha iyi anlayacaksınız.
Şu sıralar fotoğrafçılığa başlasanız alacağınız ilk kamera bir dijital kamera olurdu heralde. Son on yılda dijital fotoğrafçılık çok ilerledi ve birçok büyük şirket 35mm film kamerası üretmeyeceğini duyurdu. Ancak ruhsuz çağımızın ruha sahip şeylerinden biri film. Geçenlerde sirkeciden ikinci el bi orta format kamera aldım.Mamiya RB67 Modeli.Moda çekimlerinde görmüşsünüzdür. Hani yukardan vizörüe baktığınız ve bel seviyesinde tuttuğunu koca bi makine. Alan derinliği inanılmaz. 2 göz ile vizöre bakmak büyük bir lüks. Son fotonun nasıl olacağını tam olarak görebiliyorsunuz. Herşeyden önemlisi tanesi 5 ytl olan içinden 10 poz çıkan filminizin her karesini özene bezene pozluyorsunuz. Çektiğiniz karelere bir ciddiyet getiriyor film ile çalışmak.herkese tavsiye ederim. ikinci el bir mamiya rb67 yi 350 dolara sirkeci hayyamda bulabilirsiniz.